Sokak Sanatının Picasso’su:Banksy

Duvarlara bir şeyler çizmek, yazmak insanlığın kullandığı ilk iletişim aracıydı. Başta savaşları, avlanma yöntemlerini, bitkileri, tedavi şekilleri gibi bir çok bilgiyi not aldılar. Daha sonra kağıdın keşfiyle hepsi bir kitabın içine girdi. Fakat duvarlar iletişim aracı olma özelliğini graffiti sanatı sayeside hala devam ettirmektedir. Graffiti denildiğinde gözünüze sprey ile yazılmış kelimeler veya cümle topluluğu olarak gelebilir. İşte Banksy yaptıklarıyla graffitiyi anlamlı kılmaya çalışıyor.

Kim Bu Banksy?

Banksy, 10 yıldır başta İngiltere olmak üzere farklı ülkelerde yaptığı çarpıcı duvar resimleriyle ünlenen bir sokak sanatçısı. Gerçek kimliğini sır gibi saklıyor. Ona yardımcı olan arkadaşları da kesinlikle bu konuda bilgi vermiyor. Robert Del Naja’dan, Robert Gunningham’a kadar tahminler yürütülmüş olsa da hala hiç kimsenin bu konuda net bilgisi yok.

Time dergisi dünyanın en ilham veren sanatçılardan biri olan Banksy, gündelik hayatın bir parçası gibi sunduğu sistem karşıtı eserlerinde estetik açıdan daha çok açık mesajlar vererek düşünmeyi tetikliyor. Eserleri göze hitap ediyor olsa da içerisinde sanatsal anlamdan daha çok bir olay ile ilgili mesaj aramak daha doğru olacaktır. Politik duyarlılığı ve insan haklarına yaklaşımıyla kendisini günümüzün Robin Hood’u olarak tanımlayabiliriz.

İnsanlar genellikle graffiti sanat mı diye soruyorlar. Tate’de asılıydı -Banksy

2003 yılında İngiltere’nin gündeminde bulunan güvenlik düzenlemelerini reddettiğini anlatan eserini Tate Britain Galerisi’ne girerek bir eserin yanına astı. Sokakta satın aldığı imzasız yağlı boya tablosuna mavi ve beyaz bantlar ekleyerek esere kendi imzasını katıp bunu tüm dünyaya duyurdu. Resmin gerçekten iyi olduğuna inanan sanatçı, resmin altına şöyle bir alt yazı notu düşmüştür.

“Müzeye yeni kazandırılmış bu eşya neo post-idiotik stilin güzel bir örneğidir. Eserlerinin ilhamını kenevirden ve gündüz programlarından alan Banksy hakkında çok az şey bilinmektedir.” Resim, yazıda ek olarak belirtildiği gibi, “sanatçı tarafından kişisel olarak 2003’te sunulmuştur.”

Banksy İsrail Güvenlik Bariyerleri’ni Ele Geçirdi

2005 yılında Batı Şeriat ile İsrail arasına kurulan güvenlik duvarlarına Banksy imzasını attı. Ziyareti, gerçeküstü, biraz dokunaklı resimlerde kaydedip, eserlerini devasa bariyere bıraktı. Resimlerden biri, duvardaki bir deliğin altında duran ve tropik bir cennetin manzarasını sunan iki sevimli çocuğu kova ve maça ile gösteriyor. Bir diğerinde, duvarını iki devasa koltuk ve bir alp manzaraya sahip bir pencere ile tamamlanmış rahat bir oturma odasına dönüştürdü.Diğer resimlerde duvarın tepesine sarkan bir ip merdivenin ve havadaki balonlardan yükselen bir kızın silüetinin dibinde diz çökmüş küçük bir çocuk var.

İlk Amerika Sergisi: Barely Legal

2006 yılında gerçekleşen Barely Legal, ilk Amerika sergisi olmak dışında çok daha büyük bir anlama sahip. Serginin bir bölümünde oluşturduğu oturma odasının içine odanın duvarıyla aynı renkte boyanmış fili sergiye koyan Banksy, dünyadaki yoksulluk sorunun nasıl gözardı edildiğini göstermeye çalıştı. Fakat bu mesaj istenildiği gibi yerine ulaşmadı.

Filin boyanması, hayvan hakları koruyucularını ayağa kaldırdı. Sergi yetkilileri filin iyice temizlendikten sonra 12 litre çocuk boyasıyla boyandığını, yemek ve dinlenme saatlerine dikkat edildiğini belirtseler de tepkiler nedeniyle fil, serginin son günü temizlenmiş halde sergilendi.

Balonlu Kızdan Çöpteki Aşk’a

Yok etme dürtüsü de yaratıcı bir dürtüdür. -Picasso

İlk kez 2002 yılında Thames nehri kenarında görülen Balonlu Kız eseri, çeşitli varyasyonlarıyla bir çok duvarda yer aldı. Hatta 2014’te Suriye’deki olaylara dikkat çekmek amacıyla başı kapalı kız şeklinde Paris’te Eifel Kulesi’nde yansıtıldı. Bu eserin bunlardan başka verdiği bir mesaj daha var. Gelin hep birlikte ona bakalım.

2006 yılında Banksy bazı eserlerinin orjinal hallerini 60$ gibi komik bir rakama satılmasına izin vermiş. Bu eserlerden biri olan Balonlu Kız eserini şimdiki sahibine verilmiş. Bu sahibi de müzayede satmaya karar verince Sotheby’s tarafından orjinallik kontrolü için eseri Banksy’e gönderilmiş. Banksy bu kontrol sırasında çerçeve içerisine resmi parçalayacak bir düzenek yerleştirdi. 6 Ekim 2018’deki müzayede eser, 1.000.000$’a satıldığı an eser kendini birden parçaladı.

Düşünsenize az önce 1 milyon dolar ödediğiniz resim elinizden kayıp gidiyor. Başınıza kaynar sular dökülürdü muhtemelen. Asıl şaşıracağınız şey ise resmi almak isteyen kişinin fikrinden vazgeçmemesi. Çünkü parçalanmış haliyle eserin bedeli 12 milyon TL olarak hesaplanıyor. Bunun üzerine elindeki Banksy eserini parçalayan bir kişi Sothebys’i arayıp eserinin değerlenip değerlenmeyeceğini öğrenmek istedi. Onlarca kişi ellerindeki Banksy eserini parçalayacaklarını söyledi fakat Sothebys’in yanıtı olumsuz oldu.

Eser Tam İstediği Gibi Parçalanmadı

Banksy olaydan bir kaç gün sonra YouTube’a yüklediği videoda sistemin müzayede salonundaki gizli bir kumanda tarafından nasıl çalıştırıldığını gösterdikten sonra eserin tamamını öğütmeyi hedeflediklerini, daha önceki denemelerinde sistemin sorunsuz çalıştığını ancak satış anında tuvalin tamamı öğütülemeden durduğunu belirtti.

Sotheby’s Avrupa Modern Sanat Yöneticisi Alex Branczik müzayede evinin, eserin kendini parçalayacağından haberi olmadığını açıkladı. Branczik, çerçeveye gizlenen düzeneği fark edememelerini ise Banksy’nin kendilerine “Çerçeve eserin ayrılmaz bir parçası” demesine bağladı.

Eserin konservatör tarafından incelendiğini belirten Branczik, çerçevenin normalden büyük ve ağır olmasına rağmen düzeneğin konservatör tarafından da fark edilmemesi hakkında ise “Eser bir heykel gibiydi. Eğer size ‘çerçeve eserin ayrılmaz bir parçası’ dendiyse çerçeveyi parçalayıp içine bakmazsınız” dedi.

Her ne kadar eserinin değerini arttırmak için böyle bir şey yaptığı düşünülse de Banksy yaptığı tüm çalışmalarında insanlara farklı açılardan bakmasını istedi. Basit düşünün, milyon dolarlık tabloyu parçalamak bu kadar kolayken ön yargılarımızdan kurtulmak neden bu kadar zor olsun? Picasso’nun da dediği gibi

Her yaratıcı hareket, öncesinde bir yıkımla başlar.

Bilgiyi Yay!