Sosyal medya artık hayatımızın her alanında yer aldığı için her şeyin fazlasının zararlarını bu uygulamalarda da rahatlıkla gözlemleyebiliriz. Sosyal medya uygulamalarının şirket çalışanlarının dahi telefonlarını ellerinden bırakamayacak kadar bu uygulamalara bağlı olduklarını itiraf ediyorlar. “Sosyal medya şirketlerinin iş modeli sizi ekran başında tutmayı hedefler. Araç bazlı teknolojiden bağımlılık ve manipülasyon bazlı teknolojiye geçtik”.“The Social Dilemma”(Sosyal İkilem) belgeselinde daha birçok itirafta bulunan çalışanlar bu bağımlılığa kendilerinin de maruz kaldıklarını belirtiyorlar. Hatta biri gözlemlerinin getirdiği sonucu değerlendirerek şirket çalışanlarının hepsine mail yolluyor. Bu şekilde farkındalığı başlatan bir adım atılıyor. Peki, uygulamaya gelince aynı mı kalıyor sonuç? Bundan önceki yazımda da belirttiğim gibi farkında olmak, bir şeyleri değiştirmek adına etkili olamayabiliyor. Bu etkisizlik, şu anda sosyal medya kullanımının fazlalığına dair olumsuz cümleler kurabilecek, ama bunu düzeltmek için uygulamaya geçirmekte çok zorlanacağımızın belirtileri gibi görülebiliyor.

sosyal medya

Sosyal medya kullanımının en büyük artısının yalnızlığınızı giderecek olmasını söylerler. Belki de sorun bu zaten. Yalnız kalamıyoruz, yalnız bırakmıyorlar. Ama buna rağmen yalnız hissettiriyorlar. Eksik hissettiriyorlar. Açıkçası artık yalnız da kalmak istemiyoruz. Yalnız kalmaktan korkan bireyler yetiştirdiler. Çünkü yalnız kalmak çok şeyin anahtarı. “İnsanlığın tüm sorunları, tek başına kalıp, sessizce bir odada oturmamasından kaynaklanıyor.” -Blaise Pascal.

Sosyal medyanın artıları için yalnızlığın depresif yönlerini ortadan kaldırırken, bağımlı hale getirecek birçok algoritma yüzünden kullanım süresinin 2 saatten fazla olduğu durumlarda çok daha depresif bireyler yetişebilmektedir. Yalnız kalınca ne yapacağını bilemeyen, özgüveni düşük, kendini tanımakta ve tanıtmakta zorlanan ve insanlarla sadece sosyal medya aracılığıyla iletişim kurabilen yan yana gelince iletişim beceriksizliği yaşayan bir nesil gelişebilmektedir.

Bugün, bu gibi durulara sebebiyet veren sosyal medya kullanımının olumlu ve olumsuz psikolojik etkilerinden bahsetmek istiyorum. Gelişen teknoloji ile beraber ellerimizden düşürmediğimiz telefonlara daha çok bağımlı hale geliyoruz. Sosyal medya uygulamaları tabii ki bunun en büyük etkeni. Bu etkenin yararları olduğu kadar zararları da var. Yapılan araştırmalara göre sosyal medya aracılığıyla iletişimi sürdürmenin bireyin sağlıklı iletişimler kurup dünya ile iletişimini koparmamasında büyük bir katkısı var. Son araştırmalara göre sosyal medyanın etkisiyle insanların arkadaşları arasındaki iletişim sayesinde daha yakın ilişkiler kurulduğu gözlemlenmiştir. Aidiyet duygusunu pekiştirmesi sosyal medya kullanımın en faydalı görülen sebebi haline geldi.

Sosyal medyanın şu ana kadar en önemli görülen özelliği ise sosyal medya uygulamalarında çeşitli depresif dışavurumlar ve intihar eğilimi gösteren belirtilerde müdahale prosedürlerini uygulayabiliyor. Sosyal medyanın diğer iyi bir özelliği ise ulaşılabilirlik anlamında etkin olmasıdır. Bu da kişinin isteklerine göre eğlenceli zaman sunabilir.

sosyal medya

Sosyal medyanın olumsuz taraflarının da dikkate değer sorunlar olduğunu belirtmek istiyorum. Birçok çalışma gösteriyor ki sosyal medya siber zorbalığa, kendine zarar vermeye, intihar eğilimine ve insanlar tarafında dışlanmaya neden olabiliyor. Sosyal medya tarafından oluşturulan gruplar yüzünden madde kullanımının artması gibi durumlar gözlemlenebiliyor.

Sosyal medyanın neden olduğu diğer bir durum ise yayımlanan fotoğraf ve video akışı içerisinde kendilerini başkalarıyla kıyaslama gibi karşılaştırmalara izin veriyor olmasıdır. Görüntüsünü diğer insanlarla karşılaştırarak depresif tavırlar göstermeye eğilimli bir nesil yetişiyor diyebiliriz. Bu durum kaygıyla beraberinde gelen depresyona sebebiyet verebilmektedir. Yetersizlik hissiyatı insanların kendilerinden memnun olmayıp başkalarını kıskanmalarına yol açabiliyor. Kullanımın artmasının kıskançlık gibi insanların birbirlerine karşı tutumlarında olumsuz davranışların artışı gözlemlenebiliyor.

Sosyal medya kullanımın ruh sağlığındaki diğer bir etkisi yetersiz uyku ve uyku düzeninin olmamasıdır. Günümüzde birçok genç sosyal medyada daha fazla vakit geçirme adına daha az uyuma eğilimi göstermektedir. Sosyal medya kullanımının sebebiyet verdiği bir diğer durum da hareketsizliğe neden olmasıdır. İnsanlar sosyal medyada vakit geçirirken çoğu zaman oturdukları için obezitedeki artışın sebepleri arasında bu kullanımın artması da gösteriliyor.

sosyal medya

Yani, açıkçası hem olumlu hem olumsuz taraflarını sunduğum sosyal medyanın negatif taraflarının daha çok olduğu gözlemlenebilmektedir. Sosyal medya sayesinde her ne kadar insanlarla iletişimimizi sürdürsek de şu anki kullanım yüzdelerinin bu ihtiyacımızı karşılamak bir kenara çok daha fazla ekrana bakma düzeyimizin arttığını gösteren birçok çalışma mevcut. İlerleyen yıllarda bununla ilgili daha birçok akademik makale yazılacağı ve deneyler yapılacağı çok açık ama şunu tekrar ifade etmeliyim ki “The Social Dilemma” (Sosyal İkilem) belgeselinin de yararlandığı kaynaklarca kullanım süresinin depresyonla ilişkili olduğuna dair kaynaklar var. Bu kaynakları incelemek isterseniz kaynakçada bulabilirsiniz.

Kaynaklar: 1, 2, 3, 4

Editör: Cansu Köse