20 yıl gibi kısa bir zaman diliminde 300 yıllık gelişim sağlayan bir sistem, dünya üzerindeki neredeyse her insanoğlunun imkanlarını bir kitle iletişim aracı olan telefonu almak istemesine olanak sağlar. İnsanların duygu ve düşüncelerini paylaşması, insanları bir araya getirme olanağı insanlar arasındaki dizgeleri anlamlı kılma çabası böylesi bir aracı sosyal medya uygulamaları ile hayatın bir parçası dahası vücudunun bir parçası kılmaya yetiyor. Bu iletişim aracının süslü algoritmalar ile renklendirilmesi de bu aygıtı kullanılmaya zorunlu bırakan bir düşüncenin parçası. Bu durum gelişen teknolojik yapının insanların tutum ve davranışları üzerindeki etkisi konusunda son yıllarda dikkat çekici bir konu haline gelmiştir.

Sosyalleşme kavramının en kolay ve hızlı bir biçimde sağlanmasının adımlarının sonucu olarak sosyal medya altında toplanan iletişim biçimleri oluşmuştur. Bu iletişim biçimlerinin olumlu ve olumsuz etkileri son yıllarda tartışma konusu haline gelmiştir. İddia edilen olumsuz etkiler “iletişimli” iletişimsizliği ortaya çıkardığı düşüncesi bağlamında gelişmiştir.

21. yüzyıl insanının bu hızlı teknolojik devrimlere adapte olması jenerasyonlar arasında uçurum denilebilecek farkların oluşmasına yol açmıştır. Eski düzen tabirinin yıllar önce değil, dünden ibaret olduğu bir ilişki ortaya çıkmıştır. Her geçen gün alışkanlıkların değiştiği, düşünce ve davranışların başkalaştığı bir süreç içerisine girilmiştir. Bu başkalaşma üzerinde bireysellik önem kazanmış ve bu yolda çalışmalar başlatılmıştır. Bu çalışmalar sosyal medya kavramıyla beraber daha çok yol kat ederek kişiyi kendi görünüşü üzerinde sorgulamaya itmiştir.

“Sosyal medya kullanımı ilk kez biyolojik ve sosyal varlık olan sesini, görüntüsünü ve cinsiyetini yani kişisel durumunu göz ardı ederek iletişim kurmasına imkan sağlamıştır.” Her kullanıcının sosyal medya uygulamalarında profil oluşturmasından sonra kullanıma açık hale gelen sosyal medya uygulamaları, kişiler arasındaki iletişim köprüsü haline gelmiştir. Bu iletişim köprüsünün belirli uygulamalarının cinsiyetlere göre dağılımı da iletişim alanında önem arz etmektedir.

2020 yılında dünyada uygulama kullanımında cinsiyetlere göre dağılım Statista veririlerine göre aşağıda verilmektedir.

sosyal medya

Türkiye’de internet ve sosyal medya kullanımı “We are social 2020” raporuna göre istatistikler aşağıda verilmiştir.

sosyal medya

Nüfusun %74’ü internet kullanıcısı. Yani bu da 62 milyon kişiye tekabül ediyor. Nüfusun %64’ü 52 milyon sosyal medya üyesi demek.

sosyal medya

Anlaşılacağı üzere sosyal medya kullanımında en yüksek oran 25- 34 yaş olarak görülüyor. Özellikle Facebook’un kurulmasından hemen sonra artan sosyal medya uygulamaları hayatımızın bir parçası haline geldiler. Aslında grafiğe baktığımızda Facebook’un ve diğer sosyal medya uygulamalarının ülkemizde ne zaman yaygınlaştığı çıkarımını yapabiliriz. 25 – 34 yaş arasındaki neslin gençlik döneminde ortaya çıkan uygulamalar en çok bu nesil tarafından kullanılmaya devam ediliyor. Tabii ki de bunun için farklı bakış açıları da sunulabilir.

Sosyal medya kullanımın bu kadar yaygınlaşması ve her geçen gün ortalama kullanım sürelerinin artması birçok soruna yol açabiliyor. Sosyal medya kullanımının artması ile psikolojik ve fiziksel sağlık problemlerin aynı oranda arttığına dair bir dizi çalışma gözlenebiliyor. Sanal dünyadaki memnuniyetsizliklerin dışavurumu beklenildiğinden daha etkili olabilir. Ayrıca sosyal medya kullanım süresi ile de yanlış bilgiye erişimin daha kolay olduğunu belirten araştırmalar gözlemlenebilir. Bu yanlış bilgiye ulaşılması ve bunun kolay yayılıyor olması da sorun yaratabiliyor.

Sosyal medya kullanımının her geçen gün artması beraberinde daha birçok tartışmaya neden olacağını öngörebiliriz. Sosyal medya kullanımının artmasının oluşturduğu birçok psikolojik etkileri de olabiliyor. Psikolojik etkilerini daha detaylı olarak serinin ikinci yazısında işlemiştim. Sosyal medya kullanımının istatistik verilerle kanıtlanıyor olması, bu seriyi özetlemem için çok doğru bi kaynak olduğunu düşünüyorum.

Kaynaklar: 1, 2

Editör: Cansu Köse