Startup 101: Start-up Terimleri

start-up

Çalışma hayatı güzel görüldüğü kadar kendi içerisinde zorlukları barındırır. Patron emrinde çalışmak bir çok kişinin hoşuna gitmez. Peki ya kendi işinin patronu olabilir mi insan? Elbette olabilir. Fakat bu işte göründüğü kadar kolay değildir. Birçok sorumluluk, insanın üzerine yüklenir. Bütün bu sorumluluklara hazırsanız, o zaman ilk dersimize geçebiliriz. Start-up dünyasında en çok kullanılan terimleri bir araya getirdim. Gelin hep birlikte bunları yakından inceleyelim.

Start-up ve Girişim Arasındaki Fark

Uzaktan bakıldığında ikisi de aynı anlama gelen kelimeler gibi gözükürse de tamamen farklı anlamlara gelmektedir. Start-up, sürdürülebilir ve ölçeklendirilebilir bir iş modeli arayan organizasyona verilen isimdir. Girişim ise aşırı belirsiz koşullar altında insanlar için tasarlanmış, yeni ürün ve hizmetlerin ulaştırılmasıdır. Genel özellikleri birbirine benzese de girişimin aşırı belirsiz olması, ikisini birbirinden ayırır.

Lean Start-up(Yalın Girişim): Girişimcinin, büyük maliyetli, uzun ar-ge çalışmaları gerektiren süreçlerden kaçınarak meydana getirdiği ürün veya hizmeti küçük müşteri grupları üzerinde deneyerek hızlı manevralar alması durumunu açıklar. Bu testler sırasında girişimin ne zaman hızlanmasını ne zaman hızını durdurması gerektiği ölçülür.

Social Entrepreneur (Sosyal Girişimci): Kâr etmeyi amaçlayan ama elde ettiği kârı, topluma fayda üretmek için kullanan girişimcidir. Son zamanlarda popüler olan girişim türüdür. Ettikleri karı sosyal sorumluluk projelerinde kullanırlar. Fikirleri topluma fayda üretme esasına dayalıdır.

Fintech: Finans hizmetlerini, teknoloji ile birleştirerek mobil ödeme, para transferi,gelir gider takibi, kredi ve kitlesel fonlama gibi alanlara hizmet üretir.

Start-up’ların Bebeği: Ürünler

start-up yaratıcılık, Kreatif

Innovation (İnovasyon): İnovasyon ve buluş kelimeleri oldukça karıştırılmaktadır. İkisinin arasındaki temel fark şudur: inovasyon, var olan bir şeye yenilikler getirmektir. Buluş ise sıfırdan keşfetmektir.

MVP – Minimum Viable Product (Minimum Uygulanabilir Ürün): Girişimcinin zihnindeki ürün veya hizmetin uygulanabilir minimum özelliklerine sahip prototipine verilen isimdir. MVP oluşturulurken 3 aşama kullanılır. Bunlardan ilki öğren metodudur. Varsayımlarla ilgili hipotezler kurup doğru metrikler vererek test edip, sonuçlar elde eder. İkinci metot olan kur ile test edilecek ürün oluşturulur. Son metot olan ölç metoduyla elde edilen sonuçlar incelenir. Devam veya pivot kararları alınır.

Pivot: İş modelinin geliştirilerek farklı bir hale getirilmesi olarak ele alınabilir. Birçok girişim ilk haliyle istediği sonuçları alamayabilir. Bu nedenle de iş modelini değiştirmesi gerekebilir. Bu geliştirme sırasında yeni özellikler eklenebildiği gibi kullanılmayan özellikler iptal edilebilir.

Brand Equity (Marka Değeri): Marka değeri, hizmet ve ürünlere kazandırılan itibardır. Başka bir deyişle, bir ürün veya hizmetin marka isminin, tüketici algısından türetilen ticari değeridir.

Growth Hacking: Bir projeye başlamadan önce girişimcinin bu projeyi belirli metodlar ile test edip, en kısa sürede en yüksek performansı elde etmektir.

Launch: Bir girişim fikrinin hayata geçmesi, veya bir web sitesinin aktif olarak pazara sunulmasını açıklamak için kullanılan terimdir.

Ürünlerin Taliplileri: Müşteriler

customer, müşteri

3F (Friends, Fools and Family): Türkçe’de 3A (Arkadaşlar, Aptallar ve Aile) olarak da yer eden bu kalıp; taze girişimcilerin yolun başındayken destek aldıkları kaynakları açıklayan eğlenceli bir terimdir.

Churn Rate (Kayıp Oranı): Bir girişimin belirli bir zaman aralığında kaybedilen müşterilerin, toplam müşterilerin oranıdır. Churn Rate’in düşük olması, yatırımcılar tarafından aranan bir kriterdir.

Early Adopter (Erken Benimseyen): Piyasaya yeni sürülen bir ürün veya hizmeti daha çıkar çıkmaz satın alan müşterilerdir.

Freemium: Bir işletmenin ürünlerini veya hizmetlerini müşterilerine sınırlı olarak ücretsiz sunup, sonrasında ekstra özellikler için abonelik talep ettikleri bir üyelik modelidir. Genellikle internet tabanlı işletmelerde kullanılır.
Gamification (Oyunlaştırma): Oyunsal düşünmenin ve oyunu oyun yapan tüm faktörlerin eğitim, satış vb. alanlarda kullanılmasıdır.

Retention Rate (Elde Tutma Oranı): Kazanılmış müşterilerin elde tutma oranıdır. Unutulmamalıdır ki bir işletmede eski müşterileri elde tutmak, yeni müşteri edinmekten daha karlıdır.

Start-up İnşa Ediyoruz : İş Modelleri

iş modeli canvas

Business Model Canvas (İş Modeli Kanvası): Girişimin veya şirketin nerede olduğunu, hedeflerini, gelir/gider yapısını, değer önerisini, müşterisini, pazarlama faaliyetlerini, kilit bileşenlerini vb. özelliklerini gösteren ve yatırımcının bir bakışta bunları görerek, girişim veya şirket hakkında bilgi almasını ve beyin fırtınası yapmasını kolaylaştıran iş modelidir.

DNA Model: Tasarım, ihtiyaçlar ve istekler şeklinde işi 3 grupta inceleyen modeldir. Nasıl, ne ve niçin sorularına cevap verir.

B2B (Business to Business): Şirketler arası pazarlama ya da satış uygulamalarına verilen kısa tanımdır. B2B şirketlerin ihtiyaç duydukları maddelere kavuşmak için kurulan bir sistemdir. Bu yönüyle B2B şirketlerin tedarik pazarı işlevini görür. Birçok şirket internet üzerinden, mal ve hizmet üretim aşamasında ihtiyaç duydukları ürünlerini veya ara malların toptan satışlarını kolaylıkla yapabilme olanağına kavuşabilmektedirler.
B2C (Business to Consumer): Bir şirketin gerçek kişilere satış yaptığı gelir modelidir. B2C’de fiyatlar ve ürünler açık ve net şekilde yayınlanır. Ürünün teslim koşulları, garanti koşulları, fiyatı ve diğer özellikleri üretici veya satıcı tarafından tek taraflı belirlenir ve tüketicinin önüne sunulur. B2C’de tüketiciler şahıs da olabilir perakendeci bir satış kanalı da. Burada tek bir müşteri kriteri yoktur ancak genel olarak müşteriler şirket olduğunda “B2B“, şahıs olduğunda ise “B2C” terimi kullanılır.
C2C (Consumer to Consumer): Kişilerin, diğer kişiler e-satış yaptığı gelir modelidir. C2durC Eticaret modelinde tüketiciler bir e-ticaret sitesinde biraraya gelerek ürün/hizmetlerini sergilerler ve alıcı tüketiciler de o ürün/hizmeti e-ticaret sitesinden satın alır.

SWOT Analizi: Bir projede ya da bir girişimde kurumun, tekniğin, sürecin, durumun, veya kişinin güçlü ve zayıf yönlerini belirlemekte, iç ve dış çevreden kaynaklanan fırsat ve tehditleri saptamak için kullanılan stratejik bir tekniktir.

Fikrini En İyi Nasıl Anlatabilirsin?

Deck/Pitch Deck (Sunum): Girişim fikrinin her yönü ile kısa, anlamlı ve açık bir şekilde anlatan, maksimum 10 slaytlık bir sunudur.

Elevator Pitch (Asansör Konuşması): Bir girişimcinin asansör yolculuğu kadar kısa bir süre içinde (30-60 saniye) kendini yabancı birine tanıtma, iş fikirlerini ifade etme ve karşısındakini ikna etme yeteneklerini ortaya koyduğu kısa sunumdur. Bu sunum tarzına asansör konuşması denmesinin bir başka sebebi ise, her zaman yoğun olan CEO’ları girişimcilerin ancak asansördeki 30 saniyelik boşlukta yakalayıp, fikrini sunma şansını elde etmesinden gelmektedir.

Teknolojiyi Nasıl Kullanabilirim?

kodlama, coder, code

SaaS (Software as a Service): Hizmet olarak yazılım (SaaS), kullanıcıların bulut tabanlı uygulamalara İnternet üzerinden bağlanmasını ve bunları İnternet üzerinden kullanmasını sağlar. E-posta, takvim ve ofis araçları bu uygulamalara örnek olarak gösterilebilir.

SEO – Search Engine Optimization (Arama Motoru Optimizasyonu): Bir şirketin internet hesabının aramalarda listenin üst kısımlarında çıkması için yapılan işlemleri kapsar.

UX (User Experience): “Kullanıcı deneyimi” anlamına gelir ve sürdürülebilir memnuniyetin yanı sıra uzun süreli değer algısı yaratmak için önemlidir. Kullanıcı deneyimi tasarımı yeni bir ürün ya da hizmet oluşturma sürecinde kullanılır.

Start-up’ların Hayat Kaynağı: Sermaye

maney, para, dolar

Accelerator/Incubator (Kuluçka Merkezi, Hızlandırma Merkezi): İşe yeni başlayan girişimcilerin, işlerini geliştirmek için ”danışman”, ”mekan” ve bazen de ”nakit” desteği ile kuluçka altına alındığı merkezdir.
Boot-Strapping: Girişimcinin şirketini az bir sermaye ile (kendi sermayesi ile) ya da işten kazanç sağladığı para ile başlatması durumudur.
Burn Rate (Yakış Oranı): Girişimcilerin elinde bulundurduğu nakdi/varlıkları harcama hızına denir. Başka bir deyişle girişimin ticari faaliyetlerinden nakit gelmeye başlamadan önce sabit masraflarını karşılamak için yeni bir şirketin ilk sermayesini tüketme hızı olarak tanımlanır.
Exit (Şirket Devri): Şirketleşmiş ve belirli bir seviyeye ulaşan girişimlerin, şirketi şirketin gelecekteki edeceği değer göz önüne katarak tamamen farklı birine satarak, işten çıkmasıdır.
IP – Intellectual Property (Entelektüel Sermaye): Bir şirketin rakipleri tarafından kopyalayamayacağı şirket içi bilgi birikimine verilen addır.
Seed Funding (Çekirdek Yatırım): Girişimcinin fikrini hayata geçirmek için alacağı ilk küçük ölçekli yatırımdır.
VC – Venture Capital (Risk Sermayesi): Risk taşıyan yeni bir girişime yahut hayata geçtikten belli bir zaman sonra finansal desteğe ihtiyacı olan şirketlere yapılan yatırımlara verilen isimdir.

Angel Investor (Melek Yatırımcı): Kuruluş aşamasında olan girişimlere ayda şirketlere ortak olma yöntemi ile yatırım yapan bireysel yatırımcılar için kullanılan terimdir. 10.000 TL ile 100.000 TL arasında yatırım yaparlar.

Melek Yatırımcı Olmak İçin Gerekli Şartlar

  • Yıllık geliri 200.000 TL veya üzerinde olması.
  • Toplam varlığı 1.000.000 TL’yi geçmeli.
  • Bir finans kuruluşunda 2 yıldan fazla portföy yönetimi alanında müdürü veya üstü seviyelerde çalışmış olmak.
  • Yıllık cirosu 25.000.000 TL üzerinde olan bir şirkette Genel Müdür Yardımcılığı veya daha üst mevkide çalışmış olmak.
  • Kuluçka veya teknoloji geliştirme merkezlerinden birinde minimum 2 yıl çalışmış olmak ve en az bir şirkete minimum 20.000 TL yatırmış olmak.

Bunlardan bir tanesini sağlayan yatırımcılar melek yatırımcı olarak fikirlere yatırım yapabilirler.

Bilgiyi Yay
Tarafından yazıldı Ecem Bölük
22 yaşında bir Bilgisayar Mühendisi. Okumaya, yazmaya ve kodlamaya delicesine bağlı kreatif biri.
Bu yazıyı beğendin mi?
00

Bir Cevap Yazın