Steve Jobslar, Elon Musklar Neden Türkiye’den Çıkmıyor?

Bazen gaza geliyoruz bazen de üzülüyoruz Jeff Bezos‘un, Steve Jobs‘ın veya Bill Gates‘in hikayesini okuduğumuzda. Her yıl dünyanın en değerli şirketleri açıklanıyor ve Apple, Google, Amazon, Facebook, Microsoft kendi aralarında yarışıyor. Biz ise hep işte “Abi yaa bi Apple bile bizdeki tüm şirketleri iki defa satın alabiliyor üstüne de hala nakit parası kalıyor…” gibi geyik muhabbetleri yapıyoruz. Suç da hep devlettedir, yöneticilerdedir, yazılıma önem vermeyenlerdedir! Hiç kendimize bakmayız, halbuki en büyük suçlu biziz! Nasıl mı? Gel beraber bakalım.

En Büyük Problem Üniversite Mi?

Birkaç nedenden ötürü bu kişiler bu konuma gelmiş bulunmakta, biz de biraz bunlara bakalım fakat çok ayrıntıya girmeyeceğim. Duyduğumuz klasik bir şey vardır bu kişilerin çoğu okulu bıraktı. Ee bizim de mi okulu bırakmamız lazım? Belki evet ama burada odak noktası farklı olmalı. Örneğin Bill Gates ve Mark Zuckerberg’ün okulu bırakmak için nedenleri vardı çünkü ortaya geleceği olan bir şey koyabilmişlerdi. Bizim ülkemize baktığımızda ise gerçekten eline böyle fırsatlar geçenler oluyor ama belli kalıpları yıkamadıkları için bir türlü o muhteşem girişimlerinin ardından gidemiyorlar. Tezatlık da burada orataya çıkıyor bu davranış zaten girişimciliğin özüne aykırı değil mi? Biz baştan içimizdeki girişimci ruhu öldürmüş oluyoruz.

Şimdi de “Kardeşim bizim öyle alternatifimiz yok” diyebilirsiniz. Fakat bu da bir tür bahane çünkü önümüzde bunun çok güzel bir örneği var: Steve Jobs. Kendisi hiçbir alternatifi yokken ilk dönemden okulu bırakmıştır. Üstelik herhangi bir alanda uzmanlığı da bulunmuyordu. Peki, şans mıydı onu o muhteşem konuma getiren? Elbette küçük de olsa bir etkendi şans ama onu o yapan asıl şey kendini belli bir duruma zorlamış olmasıydı. Bir düşünün aileniz sizi kıt kanaat üniversiteye gönderiyor, sizse daha ilk sınıftan bırakıyorsunuz! Odağınız ne olurdu? Amacınız ne olurdu? Hızlı bir şekilde para kazanmaya ve bir şeyler yapmaya odaklanmak zorunda olurdunuz. Ee bir de sevdiğiniz, ilgilendiğiniz alanın zirve yaptığı yerde bulunuyorsanız mutlaka önünüze değerlendirebileceğiniz bir şeyler çıkacaktır.

Sadece Kendi Alanında Çalışabilirsin!

Ayrıca Türkiye’de gördüğüm çok yanlış bir algı da var: Sadece okuduğun bölümden devam edebilirsin! Örneğin ben yapay zekayla ilgili de şirket kurmayı düşünüyorum dediğimde “İyi de sen biyomühendislik okuyorsun” diye tepki alıyorum. Ben de direkt yapıştırıyorum Elon Musk yazılım, uzay, elektrik mühendisliği eğitimi mi almıştı? Böyle deyince hep aynı tepki kalakalıyor karşıdaki kişi çünkü Elon Musk’ı çok iyi tanısa da bunu fark edememiş. Sorgulamadığından, kendi yerine hep başkaları düşündüğünden bunu fark edemememiş. Bu durum maalesef çoğu konu/durum için geçerli…

Son Olarak

Aslında söyleyecek daha çok durum var fakat ülkemizde genelde ya hiç okunmadığını ya da kısa yazıların daha prestijli olduğunu bildiğimden çok uzatmayacağım. En niyaheyetinde ne zaman ki gençlerimiz; tembellikten uzaklaşırsa, kendi adına düşünebilirse, kalıpların/konfor alanının dışına çıkmayı becerirse, hedefleri/hayalleri kendinin olursa, büyük hayalleri olursa, saçma şeylerden uzaklaşıp faydalı şeylere yönelirse, kendini geliştirmeyi bilirse, sınırları aşarsa, özgür olursa belki bir gün bizim ülkemizden de Steve Jobslar, Elon Musklar, Mark Zuckerbergler çıkacaktır.

Son olarak aşağıya Steve Jobs filminden bir sahne bırakıyorum, mutlaka izleyin (şu sözü duyana kadar izleyin: “Dünyayı değiştirebileceğine inanıcak kadar çılgın olanlar onu değiştirenlerdir” 🙂 Hoşçakalın 👋👋

Bilgiyi Yay!