Din, felsefe, aşk ve psikoloji alanında değerli eserler bırakmış; yaşadığı yüzyılda entelektüel erkeklerle kurduğu ilişkiler ile anılan ve ne hikmetse bu erkeklerin yaşadığı tüm olumsuzlukların sebebi olarak gösterilen, tarihin en çok haksızlık yaptığı kadınlardan Lou Andreas-Salome’nin gerçek hikayesini bir de bizden dinleyin.

Olumlu düşünce ve üretimlerinden öte, çok meşhur erkeklerle ilişkilerini incelediğimizde bile sadece çağının değil yaşadığımız çağın da ötesinde özgürlük tutkusunu deneyimlediğini görüyoruz. Aşk, felsefe ve psikoloji alanında yüzlerce makale yazan, 15’i roman 19 kitabı yayınlanan Salome’nin; “Anılara bağlı kalırım ancak bir erkeğe asla bağlı kalmam.” sözleri ile meydan okuduğunu görüyoruz.

Lou Andreas-Salome Kimdir?

Lou Andreas-Salome, 12 Şubat 1861 yılında St. Petersburg’da doğdu. Babası Rus ordusunda general, annesi ise bir aristokrattı. Küçük yaşlardan itibaren yasa ve kuralları dinlemekten hoşlanmazdı. Başına buyruk biri olarak büyüdü ve çocukluğunda katı dini kuralları kabul etmedi. Ülkesinde kadınların yükseköğretim görmesi yasak olduğu için 19 yaşında Zürih’e gitti. Zürih Üniversitesinde teoloji, felsefe ve sanat eğitimi aldı. 24 yaşına geldiğinde “Tanrı İle Savaşım” adlı ilk romanını yazdı. 1882’de İtalya’ya gitti ve burada annesinin yakın arkadaşı olan yazar Malwida von Meysenbug ile ev arkadaşlığı yaptı. Burada Friedrich Nietzsche ile tanıştı. Felsefe ve teoloji konularındaki sohbetlerinden çok hoşlanan Nietzsche’nin evlilik teklifini reddetti. Salome; bedensel çekim, evlilik ve sadakat ilişkilerini özgürlüğünü kısıtlayıcı olarak görüyordu. Hayatı bu tür ilişkilerden kaçınmakla geçti. Ona göre evlilik, sevginin katiliydi.

Lou Andreas-Salome

Daha sonra hayatına Friedrich Carl Andreas girdi hayatına. Lou, bu ilişkiden de kaçınıyordu fakat evlenmek zorunda kaldı. Çünkü Friedrich evlilik teklifini kabul etmezse intihar edeceğini söyledi. Salome, evliliğine rağmen 35 yaşına kadar bekaretini korudu. Ona göre bedenlerin değil zihinlerin birlikteliği esas olandı. O birliktelik sağlanmadığı sürece bir şeyler yaşamak anlamsızdı. Sonrasında hayatına ünlü Alman şair Rainer Maria Rilke girdi. Lou Salome’nin ilk aşık olduğu erkek Rilke olmuştu. Salome ve Rilke arasında 10 yaşı aşkın bir fark olmasına rağmen birbirlerini çok sevmişlerdi.

Psikanalize ilgi duyan Lou bir süre sonra Viyana’ya taşınarak Freud’a birlikte çalışmak istediğini belirten bir mektup yazdı. Freud ile birlikte çalışmaya başladığında en çok ilgisini çeken konu narsizmdi. Bu dönemdeki çalışmaları üzerine en önemli eserlerinden olan “Erotik” ortaya çıktı. Erkek ve kadın arasındaki aşk üzerine yazılan 4 makaleden oluşan bu eserde, aşkın bir erkeğe ya da kadına yönelik olmadığı tezini ortaya attı.

Yaşadığı yüzyılın entelektüel merkezleri St. Petersburg, Viyana, Berlin, Münih ve Paris’te geçmiş 76 yıllık yaşamında sanata, felsefeye, hayatı yaşamaya adanmış bir kadın olmuştur Lou Andreas-Salome. Kendini hiç bir zaman bir insan, bir kadın, bir yazar ya da bir düşünür olarak kabul ettirmeye çabalamadı. Tüm hayatını doğallık ve üretkenlik ile yaşayan Salome, 5 Şubat 1937 yılında Almanya’da yaşamını yitirdi.

Salome’nin hayatına dair biraz daha fikir sahibi olmak isteyenler, Lou Andreas-Salomé, The Audacity to be Free adlı 2016 yapım Alman filmini izleyebilirler. Ayrıca Netflix yapımı olan Freud dizisindeki Fleur Salome’nin Lou’dan esinlendiğine dair söylentilerde var. Hoşçakalın.

Kaynakça: 1, 2

Editör: Sena Baki