Hiç 10 liraya tişört aldınız mı? Belki uygun fiyata bir pantolon, elbise veya gömlek aldınız. Satın aldıktan sonra uyguna aldığınız için içten içe başarılı hissettiniz. Yeni ve güzel bir kıyafet giymenin mutluluğu sizi çepeçevre sardı. Ama nasıl bu kadar uyguna geldi? Üçüncü sınıf kumaştan dolayı mı? Toptan satın almış üreticinin indirimi? Ya da dünyaca ünlü bir markanın indirim reyonu mu? Hayır. Ne yazık ki hayır. Nasıl uyguna alabildiğini yazı içinde detaylıca okuyacaksın sevgili okur.

giysi
Kıyafetlerimi kim yaptı?

Bu yazıyla birlikte hızlı moda ve yavaş moda akımlarını ele alacağım. Biraz greenwashing, son olarak CCC- Clean Clothes Campaign ve Fashion Revolution’dan bahsedeceğim.

Hızlı Moda ve Yavaş Moda Nedir?

Hızlı moda, en son moda ürünlerini şık mağazalarda tüketiciye hızlı ve uygun fiyatlı bir şekilde ulaştırmaktır. En yeni ve tasarım kıyafetlere ulaşamayan tüketiciler için oldukça keyifli bir alışveriş ortamı sunar. Bir bakıma modayı demokratikleştirir diyebiliriz. Ekonomik imkanların arasındaki farkı minimize eder.

Fast fashion algısını oluşturan markalara Zara, H&M ve Mango örneklerini verebiliriz. Hızlı moda algısının gelmesiyle giyim sektörü hızlı, seri ve çabuk değişen bir hal aldı. Markalar hızla ve küresel ölçüde ürettiriyor, tüketiciler ise fazlasını satın alıyordu. Tıkır tıkır işleyen bir sistem. Sence de öyle mi?

Her şey zıddıyla kaim olur derler. Hızlı modaya eleştirel ses yavaş modadan geldi. Bir diğer adıyla; sürdürülebilir moda. Yavaş moda, üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda sorumluluk sahibi bir bakış açısıyla çalışıyor. Bu sayede dünyaca ünlü markaların pazarladığı hızlı moda akımının ve hızlı tüketimin yarattığı zararların önüne geçmeyi amaçlıyor. Yalnızca tüketici ve satıcı için değil herkes için en iyi yolu sunmaya çalışıyor.

Demem o ki eğer kıyafetinizi 10 liraya alıyorsanız üzerindeki gözyaşlarını temizlemeniz pek kolay olmayacak. Bildiğiniz üzere uyguna üretildiği için uyguna alıyorsunuz. Ancak üreten işçinin can güvenliği olduğuna, iş güvenliğine, yaşanabilir bir ücret aldığına, örgütlenme özgürlüğüne sahip olduğuna emin misiniz? Kısaca, üreten işçi onurlu bir hayat sürebiliyor mu? Ya da aldığınız ürünün üretim aşamasının doğaya ve insana zarar vermediğine emin misiniz?

Temiz Giysi Hareketi Nedir? 1
Kıyafetlerimi kim yaptı?

İnsan olarak çok sorumluluğumuz var. Aldığımız her ürünün üretiminden tüketimine kadar inceleyecek zamanımızın olmaması normal. Denetlemek için kontrol mekanizmaları mevcut, şirketlerin yaptığı sorumsuz davranışları elbet birisi ortaya çıkarır, diye düşünebiliriz. Ancak tekstil sektöründe geniş ve irili ufaklı çok sayıda işletmenin olması kontrol edilebilmesini zorlaştırıyor ve markalar aynı zamanda greenwashing kullanıyor.

Greenwashing Nedir?

Temiz Giysi Hareketi Nedir? 2

Bu kavram ilk kez Jay Westerfield tarafından 1986’da kullanılmış. Greenwashing, bir ürünün veya hizmetin yeterli dayanak olmadığı halde çevreye yararlı ya da zararsız olduğunun iddia edilmesi olarak tanımlanabilir. Örneğin; bir marka geri dönüştürülmüş materyallerden koleksiyon oluşturdu. Kamuoyunda iklimin ve doğanın iyi hali için somut adımlar attığını gösterdi. Böyle bir marka imajı elbette satış içinde iyi olacaktır. Ancak, yine aynı marka, üretimde işçisinin onurlu bir yaşam sürmesine imkan tanımıyorsa, tekstilde kullandığı kimyasalları sorumsuzca çevreye bırakıyorsa, daha fazla kâr için yeraltı su kaynaklarını kirletiyorsa pek de çevreci bir marka olduğunu söyleyemeyiz. Yaptığı kampanyalar yalnızca tüketicilerinin gözlerini yeşile boyamaktır.

Neden müdahale edilmiyor? Markalar iyi imajıyla tüketicisini yanına çekerken, çevreci kuruluşları ise bağışları ve destekleriyle çekiyor.

Temiz Giysi Hareketi Nedir? 3

Seri ve kıtalar arası üretimin sonuçlarının böyle olması doğal mı? Yani dünyada milyarca insan var. Türkiye’de bir insan, ömrü boyunca ortalama 100 çift ayakkabıdan fazlasını harcıyor. Bunu dünya geneline yaydığımızda tekstil ihtiyacımız oldukça fazla görünüyor. İhtiyacımız olduğuna inandırıldığımız ve oldukça dayanıksız ürünleri tekrar tekrar satın alıyoruz. Aslında ihtiyacımızın ne kadar az olabileceğini, çoğu alışverişini ihtiyacın dışında yaptığını biliyorsun sevgili okur. Ama bunları sana tekrar söylemeyeceğim. Sana bir alternatifle geliyorum!

Sürdürülebilir bir moda: Bego Jeans #betodaygotomorrow

Abdülhalim Demir, markaların yapılamaz dediği şeyi yaptı. Pamuktan tüketiciye ulaşana kadar her adımın insana ve doğaya saygılı bir şekilde üretildiği, dünyanın ilk temiz giysi markasını kurdu. İşte karşınızda Bego Jeans! Bego’dan alacağınız kotlar bizim hak ettiğimiz ürünlerdir. Tüketici olarak güvenli iş yerlerinde, onurlu çalışan işçiler tarafından üretilmiş ürünler kullanmaya hakkımız var!

Temiz Giysi Hareketi Nedir? 4

Peki, Abdülhalim yani Bego’nun hikâyesi nedir?

Bego, 15 yaşında tekstilde çocuk işçi olarak kot kumlama yapmaya başladı. Kot kumlama dediğimiz kotları beyazlatan ve eskiten bir yöntemdir. Bu iş hayatında kot kumlamadan dolayı silikozis hastalığına yakalandı, akciğerlerinin %46,2’sini ve çalışma arkadaşlarını kaybetti. Yaşadığı bu olaylardan sonra Türkiye’de kot kumlamanın yasaklanması için çalışmalara başladı ve kot kumlama yasaklandı. Bundan sonra bütün tekstil işçilerinin mücadelesini vermek için Türkiye’de Temiz Giysi Kampanyasını hayata geçirdi.

Temiz Giysi Hareketi Nedir? 5
Temiz Giysi Kampanyası –
küresel hazır giyim endüstrisinde çalışma koşullarının iyileştirilmesi

Temiz Giysi Kampanyası, tekstil endüstrisinde çalışan işçileri destekleyen ve çalışma koşullarını iyileştirmeye çalışan küresel bir harekettir. Tedarik zincirleri şeffaf olmalıdır ve markalar kendi tedarik zincirlerinde olabilecek her türlü hak ihlallerinden sorumludur.

Fashion Revolution Nedir?

Fashion Revolution yani Moda Devrimi 2013 yılında Bangladeş’teki Rana Plaza felaketinden sonra kuruldu. Rana Plaza felaketinde tam 1133 kişi modanın tüketim ihtiyacını karşılamak için çalışırken yaşamını yitirdi. İnsanlar ölür, kazalar hep olur diyorsanız biraz daha ayrıntı vereyim. Hızlı moda markalarının yönettiği moda sektöründe, tüketicinin hep almaya teşvik edildiği bu sistemin devam etmesi için üreticinin daima daha ucuz, hızlı ve çok üretmesi gerekiyor. Başta da dediğim gibi uyguna alınan bir ürün çok daha ucuza ürettirilir. Moda sektörü de ucuz ürün elde etmek için ucuz iş gücünün bulunduğu yerlere fabrikasını taşıyor. Fabrika ucuza üretmeli, üretmezse daha ucuza üreten bir yer daima bulunur.

Fashion Revolution çok doğru bir soru soruyor: Who made my clothes? Kıyafetlerimi kim üretti? Moda Devrimi, Temiz Giysi Hareketi gibi oluşumlar tedarik zincirindeki işçilerin sömürülmesini engellemeye çalışıyor ve insanların tüketim algısını değiştirmek istiyorlar.

Sonuç olarak

Temiz Giysi Hareketi Nedir? 6

Ben yazarken sen de okurken yoruldun sanırım.

Biraz özetleyeyim yazdıklarımı. Hızlı moda ile markaların ucuz, hızlı ve çok sayıda ürün ürettiğini söyledim. Bu sayede markalar daha fazla tüketiciye ulaşabiliyor ve hızlı değişen moda ile bizi sürekli kendine çekiyor. Bunları yapabilmek içinse ucuz iş gücünden yararlanıyor. Yaşanan felaketlerden ve yanan canlardan sonra, yavaş moda, Temiz Giysi Hareketi ve Moda Devrimi gibi hareketler ortaya çıkıyor. Amaçladıkları şeyler ise tedarik zincirindeki işçilerin onurlu bir yaşam sürdürebilmeleri, ürünün üretim sürecinin çevreye aynı zamanda insana zararsız ilerlemesi ve tüketicinin hak ettiği ürüne kandırılmadan ulaşabilmesi. Tüketim ve üretim alışkanlıklarını değiştirebilmek burada oldukça önem arz ediyor.

Velhasıl bu süreci değiştirebiliriz. Temiz Giysi Hareketi’ne katılabilirsin. Fashion Revolution hareketini araştırabilir ve destek olabilirsin. Bego Jeans’ ten kot pantolonlarını alabilirsin. Biraz pahalı gelebilir. Ama bir düşün, en son hangi kıyafetini eskittin ki? Alışkanlıklarımızı değiştirirsek dünyayı da değiştirebiliriz.

Temiz Giysi Hareketi Nedir? 7

Sizinle olmak güzeldi. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Kaynakça: 1, 2, 3, 4, 5

Editör: Sena Bakı