Kont Drakula’yı mutlaka bir kitapta okumuş, bir filmini izlemiş ya da internet üzerinden araştırmış olabilirsiniz. Kendisi tarih kitaplarımızdaki adıyla III. Vlad ya da Kazıklı Voyvodo olarak da bilinir. O zaman Bran kalesi, nam-ı diğer Drakula’nın şatosunu da duymuşsunuzdur. İşte bu hafta benim de ilk fırsatta gitmek istediğim yerlerden biri olan bu esrarengiz kaleyi yakın mercekten incelemek istiyorum.

Kalenin Tarihi

Bran Kalesi

Kale, Romanya’nın Bran şehrine bağlı Braşov denilen küçük bir kasabanın yakınlarında bulunuyor. Kalenin bulunduğu bölgenin adı Transilvanya olarak geçiyor ve ayrıca bu bölge tarih boyunca birçok efsaneye de tanıklık etmiştir. Kalenin bulunduğu bölgede ilk inşa, 1212 yılında Töton şövalyeleri tarafından yapılmıştır. Tahtadan yapılan kale, maalesef fazla dayanamamış, 1242 yılında Moğollar tarafından yıkılmıştır. Yıkımın ardından 1377 yılına kadar beklenmiş ve Macaristan Kralı I. Louis döneminde bu sefer taştan bir kale yapılması için temel atılmıştır. Bu da şu an ki Bran kalesinin temelidir.

III. Vlad Dönemi

Belli bir dönem kale, Osmanlı İmparatorluğuna karşı savunulmuştur. Dağların arasında gümrük görevi gören bir kaledir ve çok büyük bir öneme sahip değildir o zaman için. Asıl olayların başladığı nokta ise II. Vlad, yani Drakula’nın babası, Osmanlılara karşı olan bir savaşta yenilmiş olması. Osmanlılar babasını esir alınca III. Vlad onunla birlikte 6 yıl boyunca Edirne Sarayında esir hayatı yaşamaya başlamıştır. Orada geçirdiği süre boyunca en iyi hocaların derslerine girmiş, Osmanlı’nın dili ve askeri düzeni üzerine eğitimler almıştır. Hatta o dönemde II. Mehmet ile kan kardeşi oldukları da söylenir. II. Mehmet tahta geldiğinde Eflak Prensi olmaya çalışan Vlad’a destek vermiş ve yardım etmiştir. Ancak büyük bir hataya düşmüştür ve bunu anlaması da çok geç olmayacaktır.

Transilvanya'nın Orta Yerinde Bir Kale: Bran Kalesi 1

Zamanında II. Vlad için o zaman Romanya bölgesinde yaşayan yerli grup Ulahlar, cellat anlamına gelen Tepeş lakabını takmışlardır. Oğlu için ise durum gayet normaldi, Osmanlı’ya karşı vergilerini ödüyor, Osmanlı düşmanlarını ezip geçiyordu. Ancak daha sonrasında resmen içinden bir canavar çıkmış, babasına dedikleri gibi bir tepeş olmuştur. Bin bir türlü işkencelerle kendi halkına bile acı çektirmiştir. Kazıklı Voyvodo ismi ise halkına yapmış olduğu bir işkenceden gelmektedir. Bu işkencede yüzlerce insanı kazıklara oturtup, karşısında hiç acımadan hem izleyip hem yemek yemesidir. Sadece bu yöntem değil, akla hayale gelmeyecek yöntemlerle insanlara türlü işkenceler uygulamıştır. Vampir hikayelerine konu olması durumu da insanların kanlarına ekmek banarak yemek yemesi olarak bilinir.

Drakula ismi aslında yazar Bram Stocker’dan geldiği bilinir. Ancak asıl sebebi farklıdır. Babasının ölümüyle birlikte gizli bir ejderha tarikatına üye olan Vlad’a burada “Dracul” ismini verirler. İleri ki dönemde kendi bastırdığı sikkelerde bu tarikatın sembolünü kullandığından dolayı ismi Drakula olarak kayıtlara geçmiştir. Kale onun adıyla anılsa da aslında sürekli kaldığı bir yer değildir. Birkaç kez geldiği ve kısa süreli konakladığı bir yerdir. Asıl yaşadığı şato Karpatlar’daki Poenari şatosudur.

Yakın Tarihi

Transilvanya'nın Orta Yerinde Bir Kale: Bran Kalesi 2

20. yüzyıla kadar askeri nokta olarak kullanılan kale, 1920 de Romanya Hükümeti için “Beyaz Saray” işlevi görmüş, 1947 de komünist eline geçmiş ve 10 yıl sonrasında müze haline getirilmiştir. 2009 yılındaysa asıl sahipleri olan Prenses Ilenaa’nın oğluna ve mirasçısı olan Dominic Von Habsburg’a verilmiştir. Şu anda hala müze olarak kullanılıyor. Gitmek isteyenler ve hem kale içinde hem de çevresinde gezilecek yerleri merak edenler için de resmi sayfasını şuraya bırakıyorum. İyi gezmeler…

Kaynak: 1

Editör: Sena Baki