Okul kavramının, sıralara dizilen onlarca beyine “flash bellek” muamelesi yapıp, bilgi hamalı olması istenen bir yer haline geldiği çok rahat gözlemlenebilir. Sadece müfredata göre sorulan soruların cevaplarının verildiği bir ortam halinde olduğunu söyleyebiliriz. İstenilen cevapların da not verme sistemi uygulanarak değerlendirildiği bir eğitim düzeni var. Notlandırma, uygulanabilecek en baştan savma sistem haline geldi. Öğretmenlerin işlerini kolaylaştırmak amacıyla oluşturulan bir yapısı var. Peki, notlandırma sisteminin kurucusu kim ve bu sistemin öğrenme üzerindeki etkileri neler?

notlandırma
William Farish

Öncellikle sizi William Farish ile tanıştırmak istiyorum. Farish, Cambridge Üniversitesinde kimya öğretmeni olmasının yanı sıra not verme sisteminin mimarı. Fabrikalardaki notlandırma sisteminden esinlenerek bunu eğitime taşıyor. Fabrikadaki sistem, ürünün kalitesini notlandıran bir sistem ve William da bunun eğitim verirken işinin kolaylaştıracağının farkına varıp, bu yöntemi uygulamaya başlıyor. Öğretmenler bir öğrencinin anlayıp anlamadığının üstünde durmanın aksine, not verme sistemi ile ayrıştırma yapıyor. Bu yöntem sadece öğrencileri ayrıştırmakla kalmıyor ayrıca o zamanki sistemde öğrenci sayılarına göre ücret alan öğretmenlerin işine geliyor. Çünkü bu yöntemle her öğrenci üzerinde vakit kaybetmiyorlardı ve bunun sayesinde daha fazla öğrenciye ders verip daha çok maaş almış oluyorlardı. Bu düzeni oluşturan William böylece “Modern Eğitim”in öncüsü haline geldi.

Not, her ne kadar öğrencilerin ilerlemesini gözlemleyebilecek nesnel bir ölçüt olarak görülse de, eğitimdeki en önemli kriter haline gelmiştir. Bundan dolayı öğrenciler öğrenme kabiliyetlerini değil, ezber kabiliyetlerini geliştirmişlerdir. Ezberlediğiniz zaman en iyi notlara sahip olabilme yetisi o kadar kabul gören bir hale gelmiştir ki çoğu öğretmen öğrencisinin bu yoldan gitmeye devam etmesine bile karışmaz. Çünkü öğretme ve öğrenme fikri, emek gerektiren olgulardır. Öğretmeyi sağlamaz iseniz öğrenimi de temin edemezsiniz.

Okuldaki en önemli şeyin ne olduğu sorusuna “not” diye cevap veren öğrencilerin olduğu bir ortamda, öğrenme sağlanamaz bir hale gelir. William Glasser’in de dediği gibi: “Notlar öğrencinin düşünme yerine, olgularla belirlenmiş hatırlama yeteneğini ölçer.” Yani notlandırma hafıza üzerinde durur, düşünmenin önemini göz ardı eder. Bu sistem şunu ifade ediyor: Öğrenebiliyorsan öğren, öğrenemiyorsan ezberle ve sınavlarda hatırlayabildiğini yaz.

Bu düzen, hafızası güçlü olanların daha başarılı olacağı bir yol haline geldiğinden, başarısız çocuklar terimi ne kadar doğru olabilir ki? Ama şöyle bir gerçek vardır ki notlandırma sistemi öğrencilerin gitmek istediği okula başvurmak için lafta öğrenilen bilgilerin, nerede ve nasıl kullanılacağını kavrayamayarak, mezun olunmasını sağlayan bir sistemdir. Düşük not alan bir öğrenciye kaliteli eğitim seçeneği sunulmaz. Yani ileride başarılı olacaksa da olamamasına yol açar. Bireylere başarısız olduklarını belgelersek, onların hayatlarının geri kalan kısmını da ihmal etmiş oluruz.

William Edwards Deming diyor ki: “Bir okul sistemi; öğrencilerin yürümeye başladığı andan itibaren öğrenmenin zevkini duyduğu, not korkusundan uzak, çalışmaktan zevk aldığı bir eğitim sistemin parçası olmalıdır.” Notlandırma sistemi öğrencilerin düşünerek öğrenmesine engel olmuş durumda. Belki de tam olarak bunu yapmaya çalışıyorlardı. Bu sistemin halen günümüzde bu şekilde sürdürülmesinin önemli nedenleri olsa gerek.

Eğitimin, okul-kışla benzerliği de göz önünde bulundurulması gereken bir diğer konu. Sadece istenilen şeyler öğretiliyor, istenilen yöntemle başarılı olunması bekleniyor ve istenilen başarılı not ortalamasına sahip olunması arzu ediliyor. Nitelikli insanlar değil nitelikli işçiler yetiştiriliyor gibi duruyor. Başarılı insanlara baktığımız zaman sanki zamanın çoğunu okulda değil de, hayallerine ulaşmasını sağlayacak farklı yerlerde geçiriyor gibiler. Eğitim sistemi çok uzun zamandır bu şekilde idare edildiğinden, neredeyse kimsenin bunu değiştirmeye cesareti de yok. Eğer öğrenciler sadece okulda gördükleri öğretim ile mezun olurlarsa istenilen birey kavramını sağlayacaklar. Belki de öğrencilere okulda öğretilenlerle asla yetinmemeleri gerektiğini aşılamamız gerekiyor. Not sisteminin olumsuz etkilerini, bu şekilde en aza indirgeyebiliriz.

Notlandırma sisteminin, öğretime ve öğrenime olan tesirlerini anlatmaya çalıştığım bu yazıyı okuduğunuz için teşekkür ederim.

Kaynak: 1, 2