Tıp ve fizik alanlarındaki çalışmalar için büyük öneme sahip X ışınlarının keşfine geçmeden önce Wilhelm Conrad Röntgen’i tanıyalım.

Wilhelm Conrad Röntgen Kimdir?

Wilhelm Conrad Röntgen, 27 Mart 1845’te dünyaya geldi. Çocukluğunda mekanik icatlar yapma konusunda yetenekliydi. 1965’te Zürih’te makine mühendisliği okumaya başladı. Daha sonra 1969’da Zürih Üniversitesi’ne asistan olarak atandı ve ardından Strazbourg’a gitti. 1875’te Württemberg’de profesör oldu ve Strazburg’a fizik profesörü olarak geri döndü.

keşfi

Röntgen’in ilk çalışması gazlar üzerineydi ve birkaç yıl sonra kristallerin ısı iletkenliği üzerine bir makale yayınladı. Polarize ışık düzlemlerinin elektromanyetik etkilerle değiştirilmesi, basıncın çeşitli sıvıların kırılma endeksleri üzerindeki etkisi, su ve diğer akışkanların sıcaklık ve sıkıştırılabilirlik işlevleri üzerine çalışmalar da yapmıştır.

“Crookes tüpü” olarak adlandırılan cam ampullerdeki elektrik akımını boşaltarak üretilen ışık olayları üzerine çalışmalar yaptı. Aynı zamanda katot ışınları ile yaptığı çalışmaları onu, yeni ve farklı türden ışınların keşfine götürdü. Tüpü siyah kartonla korumanın, floresan ışığın uzakta parlamasına neden olduğunu fark etti. Bu parlamanın, katot ışınlarını incelemek için kullandığı Crookes tüpünden kaynaklanan görünmez ışınlardan kaynaklandığını belirledi.

Röntgen, X ışınlarını keşfetmesiyle adını daha çok duyurmuştur. Bilinmeyen doğaları nedeniyle bu ışınlara “X ışınları” adını vermiştir. X ışınları, ışığa benzer şekilde hareket eden, ancak ışığınkinden daha kısa dalga boylarında olan elektromanyetik enerji dalgalarıdır. Bu çok kısa dalga boyu, X ışınlarına ışığın yapamadığı şekilde maddelere nüfuz etme gücünü veren şeydir. Böylece Röntgen, X ışınlarının insan vücudun yumuşak dokuları da dahil olmak üzere çoğu maddeden geçebildiğini ancak kemik veya kurşun gibi yüksek yoğunluklu maddelere geçemediğini ve fotoğraflarının çekilebileceğini öğrendi. Deneylerinden elde ettiği ilk görüntü, eşi Bertha’nın alyansının açıkça görülebildiği elinin bir filmiydi. Bu, şimdiye kadar çekilmiş ilk röntgenogramdı (üzerinde görüntü oluşmuş röntgen filmi)

keşfi

Röntgen’in keşfi tıbbi bir mucize olarak görüldü. X ışınları kısa sürede tıpta önemli bir teşhis aracı haline geldi ve ameliyatsız bir şekilde ilk kez insan vücudunun içinin görülmesine izin verdi. X ışınları ilk olarak 1897’de Balkan Savaşı sırasında askerlerin içindeki mermileri ve kırık kemikleri bulmak için kullanıldı.

Başlarda, X ışınlarının ışık kadar zararsız bir şekilde insan vücudundan geçtiğine inanılıyordu. Ancak zamanla araştırmacılar tarafından X ışınlarına maruz kalındıktan sonra yanık ve cilt hasarı vakaları bildirilmeye başlandı.

“Düşünmedim, araştırdım.”

Wilham Conrad Röntgen, 1901’de ilk Nobel Fizik Ödülü‘ne layık görülmüştür. Keşif anında düşüncelerinin ne olduğu sorulduğunda “Düşünmedim, araştırdım.” cevabını vermiştir. Dünyanın çalışmalarından özgürce yararlanmasını sağlamak için hiçbir zaman röntgen için patent almamıştır.

X Işınlarının Ülkemizde İlk Kullanılışı

Esad Feyzi Bey henüz öğrenciyken X-ışınlarının keşfini bir tıp dergisinden duymuş, kendi de denemelerde bulunmuştur. 1897’de cephedeki yaralı askerler üzerinde röntgeni uygulamıştır. Bu sayede bir askerin elindeki şarapnel parçasını tespit etmişlerdir. Osmanlı zamanında X ışınlarını tedavi için kullanan ilk kişidir. Dr. Esad Feyzi Bey, X ışınlarıyla ilgili çalışmalarını derlediği ve en sonunda röntgen filmlerinin bulunduğu bir kitap yazmıştır. Röntgen Şu’â’âtı ve Tatbîkât-ı Tıbbiye ve Cerrâhiyesi (Röntgen Işınlarının Tıbbi ve Cerrahi Uygulaması) adlı bu kitap, ilk klinik radyoloji eseridir.

keşfi

Kaynakça: 1, 2

Editör: Efe Şen