Dünyayı etkisi altına alan pandemi sürecinde birçoğumuzun hayatında değişiklikler oldu. Ekonomi, eğitim, ilişkiler, planlar, hayaller… Ne çok şey! Bu değişimler hiçbirimizin daha önce tahmin edip hazırlıklı olduğu şeyler değildi. Ne yapmalıyız, yeterince dikkatli miyiz, ilerde neler bekliyor bizi gibi birçok soru kafamızı kurcalıyor.

Kaygılarımızdan, bununla nasıl başa çıkacağımızdan bahsetmeden önce kaygının ne demek olduğunu açalım.

kaygı

Kaygı

Kaygı ve korkularımız sempatik sinir sistemimizi uyarır ve amacı organizmayı korumaktır. Korkular şu anda ki tehditlere karşı tepki verirken, kaygılar gelecekle ilgili olası varsayımlar üzerine endişe duyma halidir. Korkularımız “savaş-kaç” üzerine kuruludur ve bizi ani tehlikelerden korur. Kaygılarımız ise gelecekteki olası senaryolara karşı bizim hazır olmamızı sağlar. Plan kurmamızı ve geleceğe dair uyum sürecimizi arttırır. Örneğin korona virüsüne karşı ileriye yönelik aldığımız her önlem, sağlımız için kaygı duymamızdan kaynaklanır.

Her şeyin fazlasının zarar olduğu gibi, kaygıların çokluğu da bizim günlük işlevlerimizi sekteye uğratır ve bozukluklara yol açar. Kaygılarımızın temelinde bilinmezlik yatıyor. İnsan bilmediği şeylerden korkar. Sosyal medyada dolaşan doğruluğu bilinmez paylaşımlar kaygının kişiler arası yayılmasına yol açıyor. Korku, korkuyu doğuruyor.

korku

Yaşanılan pandemi sürecinde elimizde olmayan sebeplerden dolayı yaşadığımız stresi azaltmak için birtakım hobi alanları açtık dünyamıza. Yeni uğraşlar zihnimizi başka konulara yönlendirme açısından normal bir durumdur. Fakat yaşananları yok saymamak da gerekir. Kaygıları azaltmak için;

  1. Öncelikle içinde bulunulan durumu kabul etmek gerekir. Bir süre yaşamımızdaki normalin bu olduğunu anlamamız kaygı düzeyimizi düşürecektir.
  2. Kaygılarınızı normal görüp, kendinize saygı duyun. Unutmayın ki sadece bu durumu siz değil, tüm dünya yaşıyor. Geçici bir durum olduğunu kendinize hatırlatın.
  3. Nefes egzersizleri, meditasyon hem zihninize hem de bedeninize iyi gelecektir.
  4. Kaygı seviyeniz çok fazlaysa sürekli haber takibi sizin kaygı düzeyinizi arttıracaktır, gün içinde bir saat belirleyin ve o zaman dilimdeki haberlere odaklanın.
  5. Unutmayın ki yeni hobi üretmek, kendinizi her alanda geliştirmek, her eksiği kapatmak zorunda değilsiniz. Sadece iyi hissedin. Yalnız değilsiniz.
  6. Ailesinden uzak yaşayan, farklı şehir ya da ülkede bulunan aile, arkadaş, partner özlemi bu dönemlerde kendini daha çok açığa çıkarır. Teknolojinin faydalarından yararlanmak, görüntülü konuşmak, telefon görüşmeleri yapmak sizi daha iyi hissettirecektir. Kişilerle panik yapmadan konuşmak önemlidir.
  7. Doğruluğundan emin olmadığınız bilgileri görmezden gelin. Bu dönemde emin olduğunuz haber kaynaklarına göz atın.

Sizlere yazımı bitirmeden önce kendinizi daha iyi hissedeceğiniz 3 kitap önerisinde bulunmak isterim;

-Alfred Adler Yaşama Sanatı

– RolloMay Kendini Arayan İnsan

-Helen Kennerley Kaygı (Anksiyete)

Kendinize dikkat edin. Sağlıcakla, mutlu kalın. Siz çok değerlisiniz. Unutmayın…

Kaynaklar:
https://npistanbul.com/koronavirus/koronavirus-psikolojisi

Editör: Onur Çamlıca