Yaşanmışlıklar İçinden Bir Müze: Masumiyet Müzesi | KreatifBiri

Yaşanmışlıklar İçinden Bir Müze: Masumiyet Müzesi

Sevdiğin insanın içtiği sigarasından, kullandığı tuzluğa; saçına taktığı tokasından, yarım kalan kahve bardağına kadar her şeyini saklayan bir adamın ülkesi olan, gezerken her bir köşede o anları derinden yaşadığım bir yeri anlatacağım size: Masumiyet Müzesi…

Orhan Pamuk- Masumiyet Müzesi

“…müzeyi ve romanı birlikte düşünürken, hayali bir hikayenin “gerçek” eşyalarını bir müzede sergilemek ve eşyalar üzerinden bir roman kurmak istedim…”

Orhan Pamuk, Şeylerin Masumiyeti, Sayfa 15

Nobel Edebiyat Ödüllü yazarımız Orhan Pamuk’un 10 yıllık çalışma sonucunda 2008 yılında yayımladığı Masumiyet Müzesi romanında kurmuş olduğu muazzam dünyasını müzeye de yansıtmıştır. Bu müze İstanbul’da açılan ilk şehir müzesidir. Ayrıca Masumiyet Müzesi romanı New York Times tarafından en iyi kitaplar arasında yer alır.

Kitabın baş karakterleri olan Füsun ve Kemal’ın aşk hikayesini, somut nesnelerle ziyaretçilere o kadar güzel yansıtmaktadır ki, şahsen gezerken tüylerim diken diken olarak inceledim her detayı.

Müze 101

Müzesi

 

İlk girişte sizi,1976-1984 yılları arasında Füsun’un içtiği sigaralar karşılıyor. Orhan Pamuk her bir sigaranın altına tarihleri ve o anki duyguları anlatan notları tek tek iliştirmiş.(nerelerdesiniz Kemal Bey, nerelerde…, unutulmaz tuzluk, yüzünü okşadım, içerken boğuluyordu..) 4.213 sigara dile kolay..

 

Müzesi

 

Kim bilebilir ki sevdiği yanından ayrıldıktan sonra onun evde unuttuğu bir küçük parçayı bulmak hayatının en mutlu anı olacak? Herkes daha önünde yaşanacak çok an var diye düşünür genellikle. Kemal bize onun öyle olmadığını anlatıyordu belki de, acı gerçeklerle..

Müzesi

Müzenin üst katlarına doğru çıktığınızda, aynı kitaptaki gibi numaralandırılmış kutular görmeye başlıyoruz. Her bölümün sıra numarasıyla ayrıldığı kutucuklarda ki eşyaların her biri Füsun’dan, yaşanılan anlardan izler taşıyor. Bunun yanı sıra 20. yy İstanbul hayatını anlatan panoromik bir müze görünümü de veriyor.

O kadar ufak detaylar var ki,  yarım kalmış kahve fincanı, yarım kalmış rakı bardağı, yaktığı kibritler, beraber yedikleri midyeden, saçını taradığı tokaya kadar.. Ve bunlar o kadar güzel düzenlenmiş ve tasarlanmış ki, hayran kalmamak elde değil.

“Ne yazık ki Kemal topladığı eşyaların Masumiyet Müzesi’nde nasıl sergilendiğini göremedi. Eşyalar dikkatle, özenle yan yana konunca, ortaya çıkan raslantısal güzelliği biz de kendi zevkimiz ve gözlerimizle saptadık.”

Orhan Pamuk, Şeylerin Masumiyeti, Sayfa 78-79

 

Müzesi

51 numaralı “Mutluluk insanın sevdiği kişiye yakın olmasıdır yalnızca” başlıklı kutu..

Normalde müzelerde cam fanuslar içerisinde sergilenen ve tamamen soğuk duran eşyalar, bu müzede adeta sizin hayatınızdan bir parça gibi oluyor. Her bir eşyada, o ısırılmış dondurma külahında bile bir anı buluyorsunuz. Her yer yaşanmışlık kokuyor. Aslında bu eşyaları biriktirme tutkusu büyük bir aşkın eşyalardaki yansımasını hissettiriyor bizlere. Gerçek duyguların bir saat, bir ucu ısırılmış dondurma külahında da yaşanabileceğini anlatıyor. Yaşamın bire bir tanığı olan eşyanın, siz gitseniz bile kalacağını ve geçmişten hep bir şeyler taşıyacağını haykırıyor.

Müzesi

Müzenin son katında ise, sizi Masumiyet Müzesi romanının, onlarca dile çevrilmiş örnekleri, romanın ilk eskizleri, Orhan Pamuk’un proje diye nitelendirdiği müzenin taslak halleri yer alıyor. Resimde gördüğünüz oda ve “Herkes bilsin çok mutlu bir hayat yaşadım” yazısı karşılıyor sizi.

“Eşyalar çevrelerinden, sokaklarından kopartılmadan kendi doğal evlerine hüner ve dikkatle yerleştirilirse, zaten kendi hikâyelerini anlatırlar”

Müzeye Dair…

Müzeyi gezebilmek için illa kitabı okumuş olmanız gerekmiyor, zaten her detay size kendini çok güzel anlatıyor. O aşkı adım adım hissediyorsunuz. Tavsiyem müzeyi gezerken rehber almanız, 5 tl karşılığında size bir radyo misali cihaz veriyorlar ve Orhan Pamuk’un sesinden her kutunun hikayesini dinliyorsunuz. Kimi zamanlar kitaptan, kemalin laflarından, alıntılar yaparak.. Giriş ücreti öğrenciler için 15 tl, yetişkinler için 20tl. Tabi eğer kitabınız varsa 537. sayfadaki biletle ücretsiz giriş yapabilirsiniz. Bence mutlaka gezip görmeniz gereken bir yer.. 🙂

Bilgiyi Yay
Written by Meysa Kardelen Akan
Merhabaa :) Ben Meysa Kardelen Akan. Moleküler biyoloji ve genetik lisans öğrencisiyim. Bilime her zaman ilgili ve meraklı oldum. Sorgulayıcı ve araştırmacı olmak beni her zaman bir adım öne taşımıştır. KreatifBiri'de hem yazarlık hem de sosyal medya yöneticiliği yapmaktayım. Sizlerin eleştiri ve yorumları kendimi geliştirmekte en büyük katkı, o yüzden yazılarım hakkında merak ettiklerinizi yorumlara ya da [email protected]'a yazabilirsiniz.

Leave a Reply