Herkese merhaba, bu yazımda son zamanlarda adından söz ettiren, genom biliminde çığır açmış olan CRISPR teknolojisinden bahsedeceğim. Keyifli okumalar 🙂

CRISPR/CAS-9 Nedir?

CRISPR’ı tanımlayacak olursak: Canlının DNA dizilimindeki CRISPR lokusunu tanımlayan gen dizileridir. Bu diziler de: Cas genleri, lider genleri, tekrar genleri ve son olarak aralık genleri olarak adlandırılır.

Tam adı “Clustered Regularly InterSpaced Palindromic Repeats” yani:  Düzenli aralıklarla bölünmüş Palindromik tekrar kümeleri olan bu teknoloji birçok genetik araştırmacının genomun çeşitli kısımlarına ekleme, çıkarma ya da DNA dizilimininde değişim yapmalarına olanak sağlıyor. Bilim insanları bu teknolojiyle, insanların bozuk genlerini düzeltmeyi hedefliyorlar hatta bazı hastalıkların(kistik fibrosis,talesemi) tedavileri bu teknolojiyle sağlanıyor.

 

rna,crispr

 

Tarihçe

CRISPR’ın tarihi 80’li yıllara kadar uzanıyor ilk olarak bilim insanı Yoshizumi Ishino ve ekibi E. coli bakterisinde tekrarlanan DNA dizileri keşfettiler. Daha sonra bu dizilere CRISPR adı verildi. 2000’li yıllara gelindiğinde ise CRISPR’ın gerçek işlevi keşfedildi. Buna göre CRISPR, DNA dizilerini, bakteriler tarafından virüs enfeksiyonlarına karşı bir savunma mekanizması olarak kullanıyordu.

Nasıl İşler Bu Mekanizma?

Organizma bir virüs tarafından enjekte edilir. Ardından bu virüsün DNA’sı hücre tarafından parçalanır ve bu parçalar arasından bir ön-aralık geni seçilir. Seçilen bu gen çeşitli proteinler tarafından işlendikten sonra CRISPR lokusunda lider genin hemen sonrasına, yeni bir tekrar geni ile birlikte eklenir ve aralık geni adını alır.  Daha sonra bu tekrar ve aralık bölgelerinden sentezlenen CRISPR RNA’lar belirli Cas proteinlerinin de yardımı ile kesilir ve işlenir.

 

mekanizma,crispr

 

CRISPR’ı Her Yönüyle İncelersek

CRISPR’ın bilimde-özellikle genom biliminde-yeni bir sayfa açtığı doğru ve daha da açacağa benziyor. Örneğin genetik hastalıkların tedavisinde büyük bir aşama kaydedildi. Araştırmacılar, CRISPR DNA dizilerine benzer özellikte sentetik ve spesifik DNA dizileri üreterek bu teknik ile genom modifikasyonları gerçekleştirmeye başladılar. Gelecekte kalıtımsal hastalıklar için  bir umut kapısı olmuş durumda. Kalıtımsal hastalıkların yanı sıra organ nakillerinde kalıtımsal farklılığa dayalı doku uyuşmazlığını önlemek amacıyla CRISPR teknolojisi kullanılıyor. Bazı bilim insanları CRISPR teknolojisini kullanarak daha güçlü köpekler geliştirdiklerini duyurdular.

Bazen bilim’de de buz dağının görünmeyen yüzü olabiliyor. Yani işin etik boyutu, örneğin köpeklerin genleriyle oynayıp daha yapılı köpekler elde etmek etikliğe ne kadar uygun tartışılır, ya da şu soru gelebilir akla köpekle oynanmışsa insan türüyle de oynanamaz mı? Örneğin ileride  bazı kişiler tarafından  teknoloji ticaret için kullanılırsa, televizyonlarda “isteğe göre bebek üretimi” gibi mide bulandırıcı, ayrıştırıcı reklamlar görebiliriz. Bu nedenle bu teknoloji doğru yerlerde doğru kişiler tarafından kullanılmalıdır.

dna,crispr

Sonuç Olarak

Hepimiz görüyoruz ki; Bilim ilerlemeye, çığır açmaya, ezber bozmaya devam ediyor. Bahsettiğim teknoloji sadece onlardan biri, fakat genom bilimi açısından belki de en önemlisi. Gelecekte belki de tüm hastalıkların tedavisi bu sayede bulunacak ve Lokman Hekimin ulaşamadığı ölümsüzlük, günün birinde yeryüzünde hüküm sürecek. Bunlar şu an sadece tahminler fakat asla imkansız değiller, çünkü bilimin olduğu yerde imkansız diye bir şey yoktur.

Bilimin ışığı yoldaşınız olsun.

Bilimle kalın! Hoşça kalın!