Her ne kadar zamanın hızı aynı olsa da, zaman algımız farklılık gösterebilir. Bazen insana zaman çok çabuk geçiyor gibi gelir, özellikle de mutlu hissettiğimiz anlarda. Eğlendiğimiz zamanlar uçar gider. İyi vakit geçirmediğimiz zamanlar ise aksine uzar uzar uzar…

Çinliler “İlginç zamanlarda yaşa” diye beddua ederlermiş. Zamanın alt üst olduğu, düzenin kalmadığı tam bir hercümerç vaziyeti anlamına gelirmiş bu söz.

Nobel Ödüllü romancı Mario Vargas Llosa, eserinde zamanın psikolojik yanından söz eder. Buna sıkıştırılmış zaman da denebilir biraz zorlanırsa; eziyet çekme zamanı da. Gerçek zamandan farklıdır. Şöyle düşünmek gerekir zamanın bu boyutu hakkında mesela; idam edilecek bir adam düşünün. Namlular kendisine doğru çevrilmiştir. Namluların çevrilmesi ile ilk kurşunun atılması arasındaki o kısacık sürede derler ki koca bir hayatı daha yaşarmış gibi olurmuş insan. Ve bu hayatın belirleyicisi kendisini idam mangasının karşısına getirip bırakan pişmanlıklar, hayal kırıklıkları, muhteşem hataları olurmuş. Ne kadar ilginç, değil mi? Az sonra sona erecek bir yaşam korkunç bir azap içinde neredeyse kısa devre tekrarlanıyor.

Diyelim ki, inanılmaz özlediğiniz birini bekliyorsunuz. Zaman geçmek bilmez. Bir saat bir yıl olur. Zaman eziyetin adı olur... Başınıza anlık bir felaket gelip çöker. Ve belki birkaç saniye içinde bütün  hayatınız film şeridi gibi gelip geçer gözlerinizin önünden.

watch
Yardımsever Deneyi

Yardımsever deneyi, zaman algımızın davranışlarımızı nasıl etkileyebileceğine dair bize bir fikir verir. Bu deneyde, bazı öğretim görevlilerine, konuşma yapmaları için başka bir binaya gitmeleri gerektiği söylendi. Bazılarına oraya gitmeden önce bol vakitleri olduğu, diğerlerine ise geç kaldıkları, hatta insanların daha şimdiden onları beklemeye başladığı söylendi.

Diğer binaya giderken yolda yerde yatan, paçavralar içinde darmadağınık görünümlü bir insanla karşılaştılar. Daha vakitleri olduğu söylenen konuşmacıların çoğu yardım etmek için durdu. Ancak, geç kaldıkları söylenenlerin çoğu, yerde yatan adamın yanından geçti gitti. İronik bir biçimde (ve kazara değil) öğretim görevlilerinin, “Yardımseverin Kısa Hikayesi” hakkında bir konuşma yapmaları bekleniyordu!

Bundan çıkarılacak sonuç, insanların sahip olduklarını düşündükleri zamandan dolayı farklı durmalıdırlar. Acele edenler sadece geleceği düşünüyorlardı. Fakat gecikmelerine odaklandılar ve bu nedenle yardım etmek için durmadılar. Tam tersine, fazladan vakti olanlar şimdiki zamana daha fazla odaklandılar ve yardım etmek için durdular.

Yardımsever deneyinin bulgularına dayanarak, iki araştırmacı Philip Zimbardo ve John Boyd, zaman psikolojisi üzerine bir çalışma yürüttü. Çalışmaları, farklı zaman perspektiflerini sınıflandırıyordu. Altı tane zaman perspektifi vardır ve insanlar özellikle bunlardan bir tanesine doğru meyleder ve bazılarına kıyasla diğerlerine daha fazla yönelir.

Bunlar;

Zaman Psikolojisi 1
Pozitif Geçmiş

“Olumlu geçmişe” doğru daha çok meyleden insanlar geçmişi keyifle hatırlar. Hatıralarını zihinlerinde tekrar tekrar canlandırarak geçmişi aktif bir şekilde hatırlamaya çalışırlar. Sıcak, duygusal, arkadaş canlısı ve yüksek özgüvene sahip olma eğilimi gösterirler. Kural olarak, neredeyse hiçbir zaman endişeli ya da depresif olmaz, agresif olmaya yatkınlık göstermezler

Negatif Geçmiş

Bu bakış açısına daha fazla yönelimi olanlar için geçmişin bir kıymeti yoktur. Onun kötü deneyimlerinden kurtulmaya çalışır, bunu da kimseye tavsiye etmezler. Genellikle çok fazla arkadaşları yoktur; geriye kalan az sayıda kişi ise onları, mutsuz, depresif, endişeli ve oldukça utangaç olarak tanımlar.

Hedonistik Şimdiki Zaman

Bu perspektife eğilimi olan bir bireyler genellikle daha yaratıcıdır ve çok sayıda arkadaşı vardır. Oldukça enerjik ve maceraperest kişilerdir.

Kaderci Şimdiki Zaman

“Kaderci şimdiki zaman” kategorisine girme eğiliminde olan insanlar genellikle güven eksikliği yaşar. Bu da onları depresif ve endişeli hale getirebilir. Etraflarına her zaman tepeden bakarlar ve pek hayat dolu oldukları söylenemez.

Gelecek

Bazı insanlar daha çok “geleceğe” yöneliktir. Olaylara gerçekçi yaklaşır ve genellikle anlık faydaları ve gelecekteki maliyetleri üzerine uzun uzadıya kafa yorarlar. Ufuktaki daha büyük bir ödül için anlık bir hazzı reddedebilirler. Bu insanların çok sayıda tanıdığı vardır, ancak çok fazla arkadaşları yoktur.

Uzak Gelecek

Genellikle dürtüleri üzerinde kontrol sahibidirler. Agresif değildirler ve eylemlerinin sonuçları hakkında endişe duyarlar.

Peki siz hangi zaman perspektifine daha fazla eğilimli olduğunuzu düşüyorsunuz?

“Algıladığımız dünya, bilinemez bir gerçekliğin, zihnin mimarisi içinde kırılmasından ibarettir.”
Claude Lévi-Strauss

 

KAYNAKLAR:

Algı ile ilgili söylenmiş güzel sözler

 

 

https://aklinizikesfedin.com