Zekanın Dehaya Dönüşmesi- 3: Özyeterlilik Algısı | KreatifBiri

Zekanın Dehaya Dönüşmesi- 3: Özyeterlilik Algısı

Küçük şeyleri her gün düzenli olarak yapmak ve bunu bir davranışa dönüştürerek disipline edebilmek. Eğer başarıya giden yolu bu şekilde tanımlayacak olursak; dahilerin bilişsel avantajlarının da yanında birçok ortak kişisel özelliklere sahip olduklarını fark edebiliriz. Bu özelliklerin birçoğunu kapsayan, bireyin kendisini değerlendirmede kritik öneme sahip faktör özyeterlilik algısıdır.

Hayatımda başarılı olmanın tek yolu disiplinden geçiyordu. Ben de arzularımla iradem bir olana kadar, kendi üstümde disiplin uyguladım.

Nikola Tesla

Özyeterlilik Algısı Nedir Ve Hedefe Yönelik Davranışı Nasıl Etkiler?

Özyeterlilik davranışların ve davranış değişikliklerinin ana belirleyicisidir. Bireyin kendi becerilerinin ve yapabileceklerinin farkında olması başarıya yönelik bir davranış geliştirmesine neden olur. Gereken farkındalık düzeyi ile birlikte söz konusu davranışın bireyin kendisi tarafından değerlendirilmesi,  yeterli ölçütlere uygun olarak değiştirilmesi; yüksek bir özyeterlilik algısı gerektirir. Aslında özyeterlilik; bireyin kendi davranış yeterliliğini denetleyebilmesi, etkileyebilmesi ve yönlendirebilmesidir. Bir bakıma başarı için gereken davranışın süreklilik kazanmasını ve disipline edilmesini sağlar. Bu durum motivasyonu, gösterilen gayret düzeyini, başarıyı etkiler. Pozitif yeterlilik inancı taşıyan insan; isteyerek eyleme girişir, güçlükler karşısında dayanıklı ve ısrarcıdır.

Bireyin davranışı; gerçekte doğru olandan çok, doğru olduğuna inandığı şeye dayanır. Özyeterlilik açısından bu önemli bir ayrımdır. Çünkü birey, olduğundan çok daha düşük veya yüksek özyeterlilik algısına sahiptir. Özyeterliliğin düşük olması, kapasiteyi de düşük algılamaya neden olur. Beceriyi en iyi şekilde kullanabilmeyi engeller. Özyeterliliğin yüksek olması, kapasiteyi biraz daha yüksek algılamaya neden olur. Bu çoğu zaman performansı pozitif yönde etkiler.

Özyeterlilik, Özgüven Ve Yetkinlik İlişkisi

Özyeterlilik, özgüvenden farklı olarak; belirli bir eylem veya alanla ilgilidir Bir alanda yüksek özyeterlilik sağlayan birey başka bir alanda düşük özyeterlilik sağlayabilir. Bu noktada yetkinlik kavramı önem kazanır. Yetkinlik, bireyin becerilerinin bir fonksiyonu değildir. Bireyin beceriyi kullanarak yapabileceklerine ilişkin oluşturduğu yargılar ürünüdür. Kişinin farklı durumlarla baş etme ve kendi kapasitesine ilişkin algısıdır.

Özyeterlilik ve yetkinlik ilişkisi 3 boyutta incelenebilir: Düzey, güç, genellik.

●Düzey: Birey ne kadar zor bir şeyi başaracağına inanıyorsa, o konudaki özyeterliliği o derecede yüksektir.

●Güç: Engelleyici, caydırıcı koşullara karşı davranışı sürdürmeye devam etmektir. Düşük özyeterlilik; olumsuz yaşantılarla karşılaşınca vazgeçmeye neden olur. Yüksek özyeterlilik ise bireyin sebat ve ısrar etmesini sağlar.

●Genellik: Bireyin kendisini yetkin gördüğü durumların çeşitliliğidir.

Özyeterliliği Etkileyen Faktörler

Albert Bandura, özyeterliliğin öznel değerlendirmelerin yanında nesnel ölçütlerle de desteklenerek gerçeklik kazanması gerektiğini savunur. Bu bağlamda öz yeterlilik 4 kaynaktan beslenir:

●Kişisel Deneyim: En önemli faktördür. Pozitif deneyim özyeterlilik algısını güçlendirir.

●Dolaylı Yaşantılar: Model alınan kişi söz konusudur. Onun gibi ben de yapabilirim inancını veya o yapamadı ben de yapamayabilirim şüphesini doğurur. Burada birey ile model alınan kişinin ortak özellikleri ne kadar fazlaysa özyeterlilik algısı da o kadar etkilenir.

●Sosyal Onay: Bireyin başarabileceğine ya da başaramayacağına yönelik çevresel tepkileridir. Kişinin karakterine göre değişik ölçüde etkilidir. Özyeterlilik inancını; olumsuz değerlendirmelerle zayıflatmak, pozitif yüreklendirmelerle güçlendirmekten daha kolaydır.

●Psikolojik Durum: Bireyin stres ve kaygı düzeyi önemlidir. Hedefe yönelik gereken davranışta deneyimlenen psikolojik reaksiyonlar değerlendirilir. Şunu belirtmek gerekir ki duygusal tepkiler her zaman söz konusu davranışla ilgili değildir. Bireyin kendisi de depresif ruh hali içerisinde olabilir. Bu noktada negatif psikolojik etkenleri azaltmak, özyeterlilik algısı üzerindeki olumsuz etkileri ortadan kaldırmak açısından önemlidir.

Kaynaklar:

● EGE AKADEMİK BAKIŞ / EGE ACADEMIC REVIEW ; Öz Yeterlilik ve Tükenmişlik İlişkisi: Lider-Üye Etkileşiminin Aracılık Etkisi- Oya İnci BOLAT

● Bilgi Dünyası 2004, Öz-Yeterlik İnancı ve Bilgi Profesyonelleri İçin Önemi- S. Serap Kurbanoğlu

● SOCIAL LEARNING THEORY AND ITS EDUCATIONAL APPLICATIONS/ Yrd. Doç. Dr. Mustafa BAYRAKCI

Bilgiyi Yay
Written by Tuğçe Çakır
Üniversite öğrencisi. Okur, çizer, düşünür, merak eder cevabını bulana kadar asla pes etmez. Çoğu zaman yazmakla meşguldür, kalemi hiç tükenmeyenlerden :)

Leave a Reply